Mide kanseri mide mukozasını oluşturan hücrelerde kontrolsüz hücre çoğalmasıyla karakterize bir hastalıktır. En sık görülen 4. Kanser türüdür. Genellikle 50 yaş üzerinde görülür. Ailesel vakalarda daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Hazımsızlık, yutma güçlüğü, şişkinlik ve kilo kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir. Hücre alt türü, evresi ve yerine göre tedavisi çeşitlilik gösterir. Hücresel alt tipleri %90 adenokarsinom (papiller, musinöz, tubüler, taşlı yüzük hücreli) %10 diğer türler (skuamoz hc.li karsinom, lenfoma, sarkom, gastrointestinal stromal tümör ve nöroendokrin tümör) olarak sınıflandırılır. Erken evrede müdahale edilmesi önemlidir, ilerlemesi halinde diğer organlara yayılma yapabilir.
Mide Kanserinde Risk Faktörleri
Mide Kanseri Belirtileri
Mide Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?
Endoskopi adı verilen ışıklı bir boru yardımıyla yemek borusu, mide ve on iki parmak barsağı kamerayla izlenir. Şüpheli bölgelerden biyopsi alınır. Patoloji sonucu kötü huylu olarak rapor edilirse hastalığın yayılıp yayılmadığını belirlemek için ultrason, tomografi, MR ve PET gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
Mide Kanseri Tedavisi
Mide kanseri tedavisinde ameliyatla midenin kanserli bölgesinin ve çevresindeki lenf bezlerinin çıkarılması esastır. Cerrahi operasyonun başarısı hastanın yaşam süresini etkileyen en önemli faktördür. Ameliyatı takiben çoğunlukla kemoterapi uygulanır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda operasyona uygun vakalarda bile tedaviye kemoterapiyle başlanmasının ameliyat sonrası hastalık tekrarlama olasılığını azalttığını belirten raporlar yayınlandı. Bu nedenle tercih edilen en güncel tedavi yaklaşımı ilaçla tümörü küçülttükten sonra ameliyat ve ardından koruyucu ilaç verilmesidir. Ameliyattan sonra özellikle midesinin tamamı alınmış hastalarda B12 vitamini eksikliği gelişebileceği için vitamin takviyesi ömür boyu önerilmektedir.
Evre 4 hastalıkta kemoterapinin yanına immunoterapi eklenmesi tedavi yararını artırmakta, sağkalım süresine olumlu katkı sağlamaktadır.