Pankreas karın arka bölümünde yer alan 15 santimetre uzunluğunda bir organdır. Gıdaların sindirimi ve kanda glukozun gerekli düzeyde tutulmasını sağlar. Pankreas kanseri pankreas dokusunda anormal hücre büyümesiyle karakterize agresif bir tümördür. Genelde erken evrede belirti vermez. Çoğu vakada ileri aşamalarda tanı konulur. Genellikle 65 yaş üzerinde görülür ve %60 pankreas dokusunun baş kısmından köken alır. Pankreas kanseri türleri arasında en sık adenokanser görülür.
Pankreas Kanseri Risk Faktörleri
Belirtileri Nelerdir?
Tanısı Nasıl Konulur?
Hastalık sinsi belirtilerle ortaya çıktığı için erken evrelerde tanı zor olabiliyor. Tanı için dikkatli bir hekim muayenesinin yanı sıra çeşitli testler ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapılır. Pankreas kanserinin tanısında ultrason ya da bilgisayarlı tomografi eşliğinde biyopsi alınır. ERCP safra kanalındaki daralmayı göstererek tanıya yardımcı olur. Ameliyat olacak hastalarda biyopsi yapılmayabilir. CEA ve CA19-9 gibi kanda bakılan tümör belirteçleri hastalığın takibinde kullanılır.
Tedavisi:
Pankreas kanserinin tedavi sürecinde hangi evrede olduğu, komşu organlarla ilişkisi ve damarlara yayılım olup olmadığı hususları önemlidir. Pankreas kanserinin tedavisi için cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri kullanılır.
Lokal evre pankreas kanserinde cerrrahi
Ameliyat olan hastalarda kemoterapi
Ameliyat olan tüm hastalara 6 ay boyunca koruyucu kemoterapi uygulanır. Uygulanan bu tedavi sağkalım oranlarını %10-20 artırır.
Bölgesel ilerlemiş pankreas kanserinde tedavi
Pankreasta tümör çevre dokulara ve damarlara yapışık ise ameliyat öncesi tümörü küçültmek için kemoterapi uygulanır. Kemoterapi bitiminde yeniden film çekilerek değerlendirme yapılır. Ameliyata hazır hale gelen hastalarda küçülen tümör ameliyatla alınır. Eğer istenilen düzeyde küçülme sağlanmadıysa kemoterapiye radyoterapi eklenerek tedaviye devam edilir.
İleri evre pankreas kanserinde tedavi
İleri evredeki tümörlerde cerrahi uygulanmaz. Genel performansı iyi durumda olan hastalara kemoterapi ve radyoterapi öncelikli yöntem olarak uygulanır. Bu amaçla birkaç ilaç kombine edilerek hastaya uygulanır. Bu tedavilerde amaç tümörün yayılımını durdurarak küçülme sağlamaktır. Bu yolla yaşam kalitesi yükseltilerek sağkalım artışı sağlanabilir.
Bu hastalarda sarılığın düzeltilmesi için endoskopiyle safra yoluna geçişi sağlayan bir boru konulması (stent) bu mümkün değilse ciltten karaciğer içi safra yollarına bir iğne yardımıyla konulan kateter ile safranın dışarı akıtılması (PTK) gibi yöntemler kullanılabilir.
Pankreas kanserinde önemli problemlerden birisi de ağrı tedavisidir. Ağrı için oral opioidler, çölyak plexus blokajı veya radyoterapi uygulanabilir. İleri evre pankreas kanserinde beslenme bozulabilir. İştahsızlık yanında ağrı ve bulantı nedeniyle yeterince beslenemeyen hastalara proteinden zengin hazır beslenme ürünleri verilerek kilo kaybının önüne geçilmeye çalışılır. Pankreasın işlev bozukluğu nedeniyle gaz şişkinlik ve ishal sık görülür. Mide boşalmasını hızlandırmak için metoklopramid ve yağların emilimini artırmak için pankreas enzimleri ağız yoluyla verilebilir. Asit (karın içinde sıvı toplanması) hastalığın ileri dönemlerinde beslenme, barsak çalışmasını ve nefes almayı olumsuz etkileyebilir. Asit tedavisinde idrar söktürücü ilaçların yararı kısıtlıdır. Karında fazla sıvı birikmesi durumunda parasentez işlemiyle ciltten iğneyle karın boşluğuna girilerek karındaki fazla sıvı boşaltılır. Boşaltılan sıvı zengin protein içerdiğinden vücudun protein dengesini bozmamak için çok yüksek hacimlerde boşaltma yapılmamasına dikkat edilmelidir.
Parasentez işlemi